Son zamanlarda sosyal medya platformlarında yaygınlaşan ve İmralı’da gerçekleştiği iddia edilen görüşme, tutanak ve isimlere dair haberler, güvenlik güçleri tarafından ciddi şekilde reddedildi. Yapılan açıklamalarda, bu paylaşımların gerçekle hiçbir ilgisinin olmadığı ve büyük ölçüde dezenformasyon amacı taşıdığı vurgulandı. Güvenlik yetkilileri, özellikle bu tür içeriklerin devletin ulusal güvenliğine zarar vermek ve toplumsal huzuru bozmak amacıyla kasıtlı olarak servis edildiğini belirtti.
İdam edilen Ocalan’ın süreçte yer alacağına dair iddiaların da doğru olmadığını ifade eden güvenlik kaynakları, bu tür gelişmelerin bölücülük ve sabotaj girişimleri olduğunu dile getirdi. Ayrıca, söz konusu haberlerin ve tutanakların, süreci sabote etmek isteyen çıkar grupların ve provokatörlerin oluşturduğu manipülatif içerikler olduğu açıklandı. Devlet ve millet olarak, bu tarz girişimlere karşı duruşun kararlı olduğu ve milli birlikteliğin sağlanması adına tüm önlemlerin alındığı belirtildi.
İmralı Cezaevi’nden hafta sonu yapılan resmi açıklamada, özellikle DEM Parti tarafından paylaşılan ve Öcalan’a atfedilen tutanakların yanlış olduğunu vurgulandı. Yetkililer, açıklamada, ‘Bu tarihî dönemde süreci baltalamaya çalışan bazı çevrelerin girişimleri, aslında bana karşı bir komplodur’ ifadelerini kullanarak, sürecin sağlıklı ilerlemesine yönelik en büyük tehditlerin bu tür gerçek dışı iddialar olduğunu belirtti. Ayrıca, kamuoyuna yönelik yapılan açıklamada, medyada ve sosyal medyada yayılan ve Öcalan’a atfedilen ifadelerin, belge ve tutanakların gerçeği yansıtmadığı ve bu gelişmelerin süreç karşıtı provokatif hareketler olduğu net biçimde dile getirildi.
